28 Mart 2008 Cuma

Akıllı Gözlük Smart Goggle

Japon bilimadamları uzaktan kumada ile idare edilen ve ev içerisinde kaybedilen hertürlü eşyayı anında bulmaya yarayan sihirli bir gözlük geliştirdi.
'Smart Goggle' adı verilen gözlük, üzerine yerleştirilen kamera ile kaybolan eşyalarınızı bulmanıza yardımcı olur.
Anahtar, cep telefonu gibi saatlerce arayıp bir türlü nereye koyduğumuzu bilemediğimiz durumlarda Smar Goggle devreye giriyor. Her türlü aleti hemen bulmamızı yarayan bu gözlüğü takan kişi, baktığı herşeyi kaydeden kamera sayesinde aletlerin isimlerini tek tek anons ederek hafızasına kaydediyor.
Hafızaya kaydedilmiş olan bu eşyaların koybolması halinde arayan kişinin bu cisimlerin ismini sadece kameraya yerleştirilmiş olan mikrofona fısıldaması yeterli oluyor.
Japon bilimadamları tarafından bulunan sihirli gözlüğün, yeni objeleri tanıyan ve tanımlayan dünyadaki en gelişmiş yazılım olduğu düşünülüyor.
Ürünün modeli, tanıtım için piyasaya çıkarılmış olmasına rağmen çok büyük ve ağır olduğu için günlük kullanım için ne kadar kullanışlı olacağı şimdilik belli değil.
Kaynak : www.teknoportal.gen.tr
Read rest of entry

Symbio Hem İnternet Radyosu Hem de VoIP Telefon


Symbio hem internet-radyosu hem de VoIP telefon görevi gören bir cihaz. Sıra dışı tasarıma sahip kablosuz internet-telefonu, HD-Sound sayesinde yüksek ses kalitesi sunacak. Cihazın renkli bir ekranı var ve RSS Güncel Teknoloji Haberleribeslemelerini yönetebiliyor. Thomson'a göre telefon ile 12 saate kadar konuşma yapılabiliyor.

Symbio dect telefon ilk başta farklı tasarımıyla dikkat çekiyor. İçi boş, neredeyse çizim izlenimi uyandıran yapısı hassas tercihlere hitap ettiğini kanıtlıyor.


Bunun yanında ürünün gelişmiş mobil özellikleri var. İnternete bağlanabilme özelliğiyle web sitelerinin RSS kaynaklarını okuyabilen telefon LCD ekrana sahip. Telefon HD ses desteğiyle kaliteli ses oluşumu sağlıyor. SMS gönderebilme ve okuyabilme özelliği, İnternet radyolarını dinleyebilme, 6 saat konuşma süresi dikkat çeken özellikleri arasında.


Entegre internet-radyosu ise istasyonları WLAN ile algılıyor, yani bir PC'ye ihtiyacı var. Cihaz altı saate kadar müzik keyfi sunuyor.


Thomson Symbio 21 x 45 x 55 cm ebatlarında ve toplam 300 gram ağırlığında. 230 Dolar fiyat etiketine sahip olan telefon 2008'in üçüncü çeyreğinde piyasaya sürülecek.
Read rest of entry

TTNet ADSL Kullanıcılarını Uyardı

Türk Telekom yetkililerinden alınan bilgiye göre, internetin yaygınlaşmasıyla Türkiye genelinde kullanımı giderek artan Güncel Teknoloji HaberleriADSL bağlantısının ortak kullanılması durumunda aboneler çeşitli risklerle karşı karşıya kalabiliyor. ADSL internet bağlantısının başkalarıyla paylaşıldığı durumlarda internet üzerinden işlenebilecek herhangi bir suçta birinci derecede abone sorumlu tutuluyor.
ADSL bağlantısı paylaşımının yasal olmadığını, internet bağlantısını yavaşlattığını bildiren yetkililer, bu konuda denetimlerinin devam ettiğini, ADSL hattını paylaştığı belirlenen abonelerin sözleşmelerinin tek taraflı iptal edileceğini kaydettiler.
Bu arada, Türk Telekom'un internet servis sağlayıcısı TTNet tarafından hazırlanan broşürde, ADSL aboneleri, ADSL modemlerini şifreyle kullanmaları, şifrelerini kimseye söylememeleri konusunda uyarılıyor.Bu konuda alınması gereken önlemlerle ilgili bilgi verilen broşürde,abonelerden, kablolu veya kablosuz ADSL modemi üzerinden internetbağlantılarını kesinlikle paylaşmamaları isteniyor.
Broşürde şu önerilerde bulunuluyor:
"ADSL aboneliğiniz esnasında size verilen ilk şifreyi, ilk kullanımda kolay tahmin edilmeyecek bir şifre ile değiştirin. Kendi güvenliğiniz için ADSL kullanıcı adı ve şifrenizi kesinlikle başkalarına söylemeyin. Kablosuz ADSL modem kullanıyorsanız başkalarının kablosuz ağ üzerindeninternet bağlantınızı kontrolünüz dışında kullanmasını önlemek amacıyla ADSL modeminizin şifreleme özelliğini mutlaka aktif duruma getirin."
Read rest of entry

Facebook'un açıklarını bulan Türk öğrenci


Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Elektrik-Elektronik Bölümü birinci sınıf öğrencisi Buğra Ayan, hiçbir karşılık beklemeden, Türk internet sitelerindeki güvenlik açıklarını tespit edip, ilgilileri uyarıyor.

Ayan, 1989 yılında Erzurum'da doğduğunu ve Erzurum Fen Lisesi'ni bitirdikten sonra geçen yıl KTÜ Elektrik - Elektronik Bölümü'nü kazandığını söyledi.

Üniversite sınavına girene kadar bilgisayarda sadece oyun oynadığını belirten Ayan, sınava girdiği günün akşamı, internet üzerinde çalışmalara başladığını anlattı.

Kurduğu kendi internet sitesinin güvenliğini güçlendirmek için başka internet sitelerinin güvenlik önlemlerini incelemeye başladığını, böylece bu sitelerin güvenlik açıklarını tespit etmeye başladığını ifade eden Ayan, "Yaptığım çalışmaları hem kendi internet sitemde hem de http://www.haber61.net/ sitesinde kamuoyu ile paylaşıyorum. Amacım, Türk internet kullanıcısının güvenli ve huzurlu bir ortamda hareket etmesini
sağlamak" dedi.

Bulduğu güvenlik açıklarıyla ilgili raporları aralarında bazı üniversitelerin de bulunduğu kurumlara bildirdiğini anlatan Ayan, şöyle konuştu:

"Bu sitelerin güvenlik konusunda neler yapmaları gerektiğini sadece kendilerine söylüyorum. Türkiye'de özellikle bir üniversitenin internet sitesinde büyük güvenlik zafiyeti var. Buradan bilgilere çok rahatlıkla ulaşılabilir. Bu konuda çalışmalar yapıyorum. Yaptığım uyarılar sonucu onlarca site güvenlik önlemlerini arttırdı. Hatalarını düzeltti"

"Facebook düzeltti ama"

Çalışmaları sırasında sosyal paylaşım sitesi Facebook'un güvenlik açıkları ve bu açıklardan nasıl başkalarının özel alanlarına girilebileceğini belirlediğini ifade eden Ayan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Facebook'taki bu açıkların doğurabileceği tehlikeleri site yetkililerini bildirdim. Açıklar sayesinde, 'arkadaşlarınızın arkadaşlarının' özel bilgilerine girilebileceğini veya adres çubuğunda yapılacak küçük değişiklikler yasaklı olmasına rağmen fotoğraflarına
bakabileceğini anlattım.

İsteyen herkesin, engelli de olsa istediği kişinin fotoğraflarına ya da özel bilgilerine ulaşmasının imkanı olduğu ve bunları kullanabileceğini örneklerle gösterdim. Konuyla ilgili Facebook yetkilileri bana mail gönderdi. Uyarılarımızdan sonra güvenlik önlemlerini arttırdılar. Fakat sitede ben yine bazı açıklar buldum. Bu açıkların da kapatılmasını bekliyorum."

Bazı programlar üzerinde de çalıştığını belirten Ayan, Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) verilerini kullanarak, "TC Kimlik No Yaz Adres Bul" adlı adres arama programı oluşturduğunu söyledi.

Bu adres bulma programının kendisinin bulduğu bir şey olmadığını ifade eden Ayan, "Ben bunu sadece kullanılabilir bir hale getirdim. YSK'nın veri tabanını kullanarak çalışıyor bu program. Ben bunu kullanabilir hale getirdikten sonra bir hafta içinde programı 100 bin kişi indirdi. Her 3 saniyede bir kişi programı indiriyor" diye konuştu.
Read rest of entry

"SESAME" geleceğe ışık tutacak

Türkiye'ninde aralarında olduğu 10 ülkeden 48 enstitünün katılımıyla, güney Avrupa denizlerindeki 50 yıllık ekosistem değişikliğini belirlemek ve gelecek yarım asırlık süreçte ise olabilecekleri belirlemek amacıyla yürütülen çalışmanın ikinci etabı başladı.

Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Deniz Bilimleri Enstitüsü Fiziksel Oşinografi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emin Özsoy, Güney Avrupa Denizleri Ekosistem Değişimlerinin Değerlendirilmesi ve Modellenmesi (SESAME) Projesinin, Avrupa Birliği Entegre Projesi olduğunu söyledi.

Projenin adını, Karadeniz ve Akdeniz'in birlikte oluşturdukları Avrupa, Afrika ve Asya kıtaları arasında yer alan medeniyetin beşiği olan denizlerden aldığını belirten Özsoy, 2007'de başlayan ve 4 yıl sürecek olan projeye İsrail, Yunanistan, Fransa, Tunus, İtalya, Romanya, Rusya,Bulgaristan, İspanya ve Türkiye'den 40 enstitünün katkı sağladığını ifade etti.

Özsoy, tüm ülkelerde eş zamanlı sürdürülen çalışmanın Türkiye ayağını Orta Doğu Teknik Üniversitesi Deniz Bilimleri Enstitüsü'nün gerçekleştirdiğini belirterek, "R/V 2 BİLİM Gemisi ile 2007 yılında ilk bölümü tamamlanan çalışmanın bu yılki bölümüne devam ediliyor" dedi.

Bu yılki çalışmanın ilk ayağının tamamlandığını belirten Özsoy, şöyle konuştu:

"Çalışmalarımızda, denizlerin mevcut ve iklim değişimi koşullarındaki ekosistem davranışlarının incelenmesi, gelecekteki durumlarının öngörülebilmesi, balıkçılık, turizm ve ekosistem kararlılığı gibi büyük toplumsal değer taşıyan mal ve hizmetlerin nasıl etkileneceğinin ortaya konulabilmesi hedeflenmekte.

Bu amaçla tüm geçmiş veriler yeniden değerlendiriliyor, yoğun bir veri toplama programı ile Akdeniz ve Karadeniz basenlerinin tümünde eş zamanlı, belli kıta sahanlığı ve boğazlardaki süreçler için özel kapsamlı deniz çalışmaları yapılıyor.

Bu bölgelerin tümü ve her biri için ayrı ayrı model öngörüleri geliştirilirken, sonuç olarak incelenen deniz alanlarını geçmiş 50 yıllık değişimi ile ilerideki 50 yıllık olası değişimleri, sosyo-ekonomik sonuçları, gözlem ve öngörüler düzleminde sorgulanıyor.

"Araştırmalar olumlu mesaj vermiyor"

Özsoy, SESAME projesi kapsamında 2008 yılı Mart-Nisan ve Ağustos-Eylül aylarında yapılacak eş zamanlı araştırma seferlerine Türkiye'deki oşinografi (okyanus ve denizleri inceleyen bilim dalı) biliminin yerleşmesi ve gelişmesinde büyük katkıları olan, ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü öğretim üyesi merhum Prof. Dr. Ümit Ünlüata adının verildiğini bildirdi.

Batı ve doğu Akdeniz, batı ve doğu Karadeniz kıta sahanlıkları, Cebelitarık, Sicilya boğazları ve Türk boğazlarında çok yönlü veriler elde edilecek bu seferlerdeki incelemelerde deniz suyu örneklerinin yanı sıra, atmosfer örneklerinde de fiziksel, kimyasal ve biyolojik değişkenlerin ölçümlerinin yapılacağını anlatan Özsoy, şöyle konuştu:

"Akdeniz, Ege, Marmara ve Karadeniz'i kapsayan R/V 2 BİLİM Gemisi'nin seferlerinde 7'si yabancı olmak üzere toplam 20 bilim adamı görev alıyor.

Akdeniz'de bugüne kadar gerçekleştirilmiş en geniş kapsamlı bu araştırmada, R/V 2 BİLİM Gemisi ile R/V Mare Nigrum (Romanya), R/VShikmona (Israil), R/V Akvanavt (Rusya), R/V Akademik (Bulgaristan) gemileri açık denizde buluşacak ve ortak istasyonlarda karşılaştırmalı ölçümler yapılacak.

Modern oşinografinin imkanlarının kullanıldığı bu projenin sonunda, planktonlar (hareket yeteneği akıntıya bağımlı olancanlılar) ve balıklar dahil tüm ekosistemin, fiziksel, kimyasal ve biyolojik olarak ortak özellikleri çıkarılacak."

Özsoy, geçmiş dönemlerde yapılan incelemelerin de ekosistemde bazı değişikliklerin yaşandığını ortaya koyduğunu, gelecekte bu olumsuzlukların izlerinin derinleşeceğini gösterdiğini söyledi.

Ekosistemdeki değişimin yavaş yavaş olduğu için insanların farkına varmakta zorlandığını anlatan Özsoy, "Ancak maalesef ekosistemde bir değişme var. Bu değişim yapılan bilimsel incelemelerde tek tek ortaya çıkıyor.

Nüfus yoğunluğuna bağlı olarak fosil yakıt kullanımından kaynaklanan küresel ısınma, çevre kirliliğinden kaynaklanan değişimler bize çok iyi şeyler söylemiyor.

Örneğin balık türleri azalıyor, göç eden canlı türleri var, bazı canlı türleri yok olmuş ve olmaya devam ediyor. Tüm bunlar bize gelecek açısından olumlu mesajlar vermiyor."

50 yılın fotoğrafı çekilecek

Araştırmada görevli ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Cemal Gücü de küçük parçalar halinde yapılan çalışmaların bir araya getirilmesiyle geçmiş 50 yıllık süreçteki değişimin fotoğrafının ortaya çıkacağını söyledi.

Bu çalışmanın, gelecek yarım asra da ışık tutacağını belirten Gücü, şunları kaydetti:

"2010'da sona ermesi öngörülen proje, bir anlamda gelecek süreç için tedbirler alınmasını sağlayacak. Fosil yakıt kullanımına bağlı küresel ısınma, çevresel etkiler ve aşırı avcılık ekosistemi öldürüyor.

Bunların önlenmesi için radikal kararlar alınmalı. Örneğin, fosil yakıt kullanımının en aza indirilmesi gerektiği bizim verebileceğimiz en önemli mesaj olacak. Ancak, dramatik sonuçlar yaşanmadan bu mesaj yerine ulaşmayacaktır."

Kaynak : www.cnnturk.com
Read rest of entry

TÜBİTAK'tan "bilim merkezi" çağrısı

TÜBİTAK Başkan Vekili Prof. Dr. Nüket Yetiş, bilim merkezlerinin her yaştan insanı bilimle buluşturduğunu belirterek, ''Amacımız, toplumda bilimsel yaklaşımı hayat tarzı haline getirecek bir merak ve heyecan duygusu uyandırmaktır'' dedi.

TÜBİTAK Bilim ve Toplum Daire Başkanlığının "bilim merkezi" kurulması projesi destek çağrısına ilişkin bilgilendirme toplantısı, TÜBİTAK Başkanlık binasında yapıldı. Toplantıya, Devlet Bakanı Mehmet Aydın, bazı büyükşehir belediye başkanları, valiler ve sanayi odalarının temsilcileri ile diğer ilgililer katıldı.

Nüket Yetiş, proje çağrısından önce 4,5 yıl dünyadaki bilim merkezlerini taradıklarını ve buralardan dersler çıkarmaya çalıştıklarını belirterek geldikleri noktada çağrıya çıkma kararı aldıklarını ifade etti.

Yetiş, şöyle konuştu:

"Büyükşehirlerimizden hangisi bu işe en hazırsa o konuda birlikte yola çıkalım. Benim iyimser tarafım, kaynak sorunlarını da halledebilirsek 'hangisi' belki 'hangileri' haline gelebilir ama biz şu anda herkese eşit mesafedeyiz. Bu işi en hızlı yapanlar tabii ki biraz öne geçecekler. Amacımız, üç ya da beş yıl sonra burada olan on altı şehrimizin temsilcileri liderliğinde on altı ilimizde de bilim merkezlerinin yerel özellikleriyle birlikte ve birbirleriyle iş birliği içinde hayata geçirilmiş olması."

Bilim merkezlerinin bir müze olmadığını söyleyen Yetiş, "Bu merkezlerin bir boyutunda da araştırmanın bulunması gerekiyor. TÜBİTAK olarak biz her türlü desteğe hazırız" diye konuştu.

Yetiş, toplantıda TÜBİTAK'ın, "bilim merkezi" kurulması konusunda proje destek çağrısına ilişkin yaptığı sunumda ise "Günümüzde bilimsel ve akılcı bir yaklaşım, sadece bilim insanlarının işi değil, iyi bir yurttaş ve dünya vatandaşı olmanın önemli koşullarından biridir" dedi.

Bilimsel tavrı özümsemenin ve hayatın her alanında uygulamanın gerekliliğini anlatan Yetiş, "İyiyi ve doğruyu hedefleyerek gözlem yapabilmeli, sorgulayabilmeli, deneyebilmeli ve eleştirerek sonuca ulaşabilmeliyiz" diye konuştu.

TÜBİTAK'ın, Türkiye'nin hak ettiği uygarlık seviyesine erişmesinin, bilimsel düşünce ve bilimsel yaklaşımı toplumun hayat biçimi haline getirmesiyle mümkün olabileceğini savunduğunu anlatan Yetiş, "Amacımız, toplumda bilimsel yaklaşımı hayat tarzı haline getirecek bir merak ve heyecan duygusu uyandırmaktır.

Vizyonumuz sadece bilim ve teknolojiyi takip ederek tüketen değil, dünyanın ruhunu ve ritmini yakalayarak atacağı adımları belirleyen öncü bireylerin yetişmesini desteklemektir" dedi.

"Merkezler, bilimi anlaşılır kılıyor"

Bilim merkezlerinin her yaştan insanı bilimle buluşturduğunu dile getiren Yetiş, merkezlerin bilim ve teknolojiyi toplum için anlaşılır ve ulaşılır bir hale getirdiğini, ziyaretçilerini denemeye ve keşfetmeye teşvik ettiğini, bilimin günlük yaşamdaki yerini ve önemini gösterdiğini aktardı. Yetiş, bilim merkezlerinin müfredatla uyum içinde hazırlandığını, deneysel ve uygulamalı etkinlikler içerdiğini söyledi.

TÜBİTAK'ın, bilim merkezi kurulması çağrısına büyükşehir belediyelerinin başvurabildiğini bildiren Yetiş, bu kapsamda çağrıya Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Diyarbakır, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Mersin, İstanbul, İzmir, Kayseri, Kocaeli, Konya, Sakarya ve Samsun illerinin başvurabildiğini ifade etti.

Başvuruda, il özel idareleri ve sanayi odaları ile yapılacak iş birliklerinin de önemini vurgulayan Yetiş, bu yıl içinde çağrı kapsamında sadece bir bilim merkezi projesinin
destekleneceğini ifade etti.

En fazla iki bin metre kare kapalı sergi alanının destek kapsamında olduğunu, proje başvurularının en az on bin metre kare kapalı alana sahip bir bina, bina planı ya da böyle bir binanın kurulabileceği büyüklükte bir arazi ile yapılacağını bildiren Yetiş, proje sözleşmesinin imza tarihi ile bilim merkezinin sergilerin kurulumuna hazır hale getirilmesi arasında geçen sürenin en fazla üç yıl olacağını söyledi.

Projede TÜBİTAK'ın sorumluluklarını anlatan Yetiş, Kurum'un bilim merkezinin kavramsal tasarımı, içeriğinde yer alacak temel ögelerin belirlenmesi ve temin edilmesi, merkezde yer alacak atölyeler ile yapılacak etkinliklerin, bilim merkezi yönetim ve işletme modelinin izlenmesi ve denetlenmesi konusunda sorumlulukları olduğunu belirtti.

Yetiş, proje yürütücüsü kuruluşun ise binanın çevre düzenlemesi, TÜBİTAK ile beraber projelendirilmesi, inşaatı ve bilim merkezinin işletilmesi konusunda sorumlulukları olacağını kaydetti.

TÜBİTAK'ın projedeki destek kapsamına değinen Yetiş, TÜBİTAK'ın bilim merkezinin içerik yönünden kavramsal ve şematik tasarımlarının yapılması, bilim merkezi sergilerinin tasarımı, üretimi veya hazır satın alınması, sergilerin nakliyesi ve kurulumu, atölye ve etkinliklerin içeriklerinin tasarımı, planlaması ve temini konularında karar verici, uygulayıcı ve fon sağlayıcı olacağını belirtti.

Yetiş, TÜBİTAK'ın projede yönetim ve organizasyonel yapılanma konusunda ihtiyaç duyulabilecek profesyonel destek ve personelin eğitimi konularında da karar verici ve fon sağlayıcı olacağını aktardı.

Proje çağrısında bütçe üst limitinin on iki milyon YTL olduğunu dile getiren Yetiş, proje yürütücüsü kuruluşun, bilim merkezinin üç yıllık işletme giderine ilişkin TÜBİTAK'ın uygun göreceği teminatı, bilim merkezinin açılışından önce vereceğini söyledi.

Kaynak : www.cnnturk.com
Read rest of entry

Hip Hop Dansçıları



Hip-Hop Dansçıları / You Got
Served



If you want respect, you've
got to take it

Her şey para için ve saygı. Ama kendi figürleriniz varsa her şey mümkün. Elgin (IMX'den
Marques Houston) ve David (B2K'dan Omarion) yöredeki en iyi sokak dansı
gruplarının liderleri ve yakın arkadaşdırlar. Başka bir hit grup meydan
okuyunca, Elgin ve David, şöhretlerini kaybetmemek için en uçucu figürleri
denerler.

Oyuncular: Omarion, Marques Houston, Detay

Yönetmen: Chris Stokes, Detay





CD 1 Tam ekran izlemek için buraya
tıklayın





CD 2 Tam ekran izlemek için buraya
tıklayın

Read rest of entry
 

Recommended Product

  • ads
  • ads
  • ads
  • ads
  • ads
  • ads
  • ads
  • ads

Msn nickleri-Şarkı Sözleri-Bedava Mp3-Komik fıkralar-yemek tarifleri-film izle-dizi izle Copyright © 2009 Copyright FULL-EGLENCE!Lo Sponsored by !Lo