25 Ekim 2008 Cumartesi

Natura Sound Therapy 3.0

Bilgisayarınızın başında işinizle uğraşıyorken, bir yandan sanki bir şelalenin veya denizin kıyısındaymışsınız da su sesleri ile birlikte çeşitli doğa seslerini dinleyerek rahatlamak istemez misiniz? O zaman bu program tam size göre...

Natura Sound Therapy bir müzikle tedavi (en azından rahatlama) programı. İçerisindeki doğadan su sesleri, kuş, böcek, kurbağa sesleri ile rahatlatıcı bazı müzik aletlerinin seslerinden istediklerinizi seçerek kendinize uygun rahatlatıcı müzikler oluşturabilirsiniz. Bir yandan işinizi yaparken bir yandan da bu rahatlatıcı müziğin eşliğinde kafanızı dinleyebilirsiniz.

Program geniş ve kişiselleştirilebilir ses efektleri içeriyor. Ayrıca çeşitli frekanslarda "beyin dalgası senkronizasyonu" şeklinde ifade edilebilen bir ses çıkartıyor. Amacınıza uygun (örneğin meditasyon, uyku, dinlenme, enerji artırma, konsantrasyon vs.) frekans ve efektleri seçebiliyorsunuz.

Bunun yanında programın sağ alt köşesinde yine sizin seçebileceğiniz çeşitli doğa olaylarının videoları gösteriliyor. Örneğin bir şelale, gölde yüzen balıklar, kıyıya vuran dalgalar, kelebeğin kanat çırpması gibi 12 farklı video görüntüsü içeriyor. Dinlediğiniz müziğe uygun bir görüntüyü seçerek kulaklarınızın yanında gözlerinize de bir ziyafet çekebilirsiniz.

Programın Özellikleri:
# 34 adet doğa ve müzik sesi içerir.
# 64 farklı tonda beyin dalgası senkronize edici ton içerir.
# 38 adet önceden tanımlı ruhsal durum kipi içerir.
# 12 adet rahatlatıcı özellik taşıyan video görüntüsü içerir.
# Program arayüzü rengini ve arkaplanını değiştirmenize imkan sağlar.
# 121 adede kadar kendi oluşturduğunuz kombinasyonları saklamanıza imkan sağlar.
# Tedavi seans sürenizi belirleyip seans sonunda otomatik olarak durmasını sağlayan sayaç içerir.
# Web sitesi üzerinden ilave ses ve görsel eklentiler yüklenebilir.

Kullanım Amaçları:
# İyi bir gece uykusu çekmek
# Meditasyon yapmanıza yardımcı olmak
# Ders çalışmanıza ve konsantrasyonunuza yardımcı olmak
# İş stresinizden uzaklaşıp rahatlamak
# Bebeğinizin uyumasına ve rahatlamasına yardımcı olmak
# Endişe ve kaygılarınızı azaltmak
# Zihin karışıklığını gidermek

Benim de kullandığım bu programı daha bir çok amaç için kullanabilirsiniz.En azından insanı rahatlattığını ve stresini giderdiğiniz söyleyebiliriz.


Rar Şifresi: www.webvadisi.com
Read rest of entry

Blogspot ve Blogger kapatıldı!

Blogspot ve Blogger kapatıldı!İnternet kullanıcılarına ücretsiz web sayfası imkanı sunan, Blogspot ve Blogger mahkeme kararı ile kapatıldı.
Youtube'dan sonra dünyada binlerce kullanıcısı bulunan Blogspot ve Blogger'da kapatıldı. www.blogger.com ve www.blogspot.com sitesine girenler "Bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir. T.C. Diyarbakır 1. Sulh Ceza Mahkemesi 20.10.2008 tarih ve 2008/2761 sayılı kararı gereği bu siteye erişim engellenmiştir." yazısı ile karşılaşıyorlar.
Blogspot ve Blogger binlerce kişinin kendi sayfasını oluşturmak için kullandığı ücretsiz blog servisidir.
Blogger.com'a Sorunsuz Girmek
Read rest of entry

Blogger.com'a Sorunsuz Girmek

Blogger.com'a Sorunsuz Girmek1. Sol alttaki "Başlat" butonuna tıklıyoruz.
2. Açılacak olan sekmede "Çalıştır"a giriyoruz.
3. Çalıştır kutucuğuna şunu aynen kopyalayıp yapıştırın ve "Tamam"a tıklayın.
C:\WINDOWS\system32\drivers\etc\hosts

4. Tamam'a tıkladığınız anda "Birlikte açma" penceresi karşınıza çıkacak. Çıkan pencerede "Listeden programı seçmek" seçeneğini işaretleyip yine "Tamam"a tıklıyoruz.
5. Karşımıza çıkacak olan pencerede birçok program arasından "Not Defteri"ni buluyoruz ve çift tıklıyoruz.
6. Açılacak olan Not Defteri'nde en aşağı iniyoruz ve son satırın altına şu iki satırı yazıyoruz:
209.85.165.191 blogger.com
209.85.165.191 www.blogger.com
Yukarda ki satırları yazdıktan sonra not defterini kapatıp değişiklikleri kaydediyoruz.
Read rest of entry

22 Ekim 2008 Çarşamba

Romance YENiii!!!!(Yoğun istek üzerine...)


Ülke: Fransa
Tür :Erotik +18
Yapım Yılı: 1999
Filmin Süresi: 95 dk.
Vizyon Tarihi: 13 Ağustos 2007
Oyuncular : Caroline Ducey , Sagamore Steven

Konusu:Genç bir ilkokul öğretmeni olan Marie (Caroline Ducey) , Paul’ü (Sagamore Stevenin) sevmektedir. Bir mankenin ölçülerine sahiptir ama Paul onunla sevişmeye bir türlü yanaşmamaktadır. Zaten sevişmeyide fazla sevmemektedir. Bunun üzerine kendisiyle sevişecek yeni birilerini arayan Marie değişik çevrelerin içine girer. Pornografiye oldukça yaklaşan film, ülkemizde hiç kesilmeden oynayacak. Bu bakımdan sinemalarımızda bir devrim diyebiliriz.

Read rest of entry

21 Ekim 2008 Salı

Gölgedeki Kadınlar - Les Femmes de Lombre


imdb puanı : 6.9/10
Yapım : 2008, Fransa
Tür : Dram
Yönetmen : Jean-Paul Salome
Senaryo : Jean-Paul Salome, Laurent Vachaud
Oyuncular : Marie Gillain, Sophie Marceau, Moritz Bleibtreu, Julie Depardieu, Julien Boisselier, Maya Sansa, Déborah François
Yapımcı : Éric Névé
Görüntü Yönetmeni : Pascal Ridao
Müzik : Bruno Coulais
Süre : 1 saat, 58 dk.

Konusu:Direniş kadınlarına dair bir film...

Uzun yıllardan sonra sinema seyircisi İkinci Dünya Savaşı'nda yaşanan direniş öyküsüyle bir kez daha buluştu. Yönetmen koltuğunda Jean-Paul Salome'nin oturduğu Les femmes de l’ombre (Gölgedeki Kadınlar) adlı film, kadın direnişçilerin üstlendikleri sorumluluğu en ince detaylarıyla beyaz perdeye taşımaya çalışıyor. Bu yönüyle film, Fransa sinemasının son yılları için bir ilke imza atıyor..

Hikaye; işgal altındaki Fransa'da yeraltı mücadelesinin artık hissedilir bir boyuta geldiği bir zaman diliminde geçiyor. Kızıl Ordu'nun Nazileri Doğu Avrupa'da yenilgiye uğratması ve inlerine kadar kovalamasıyla müttefikler de artık lütfedip Normandiya çıkartmasını başlatma kararı alır. Film işte bu çıkarma sırasında Naziler tarafından esir alınan bir İngiliz subayının kurtarılmasını anlatıyor..




Read rest of entry

Ölüm Yarışı


imdb puanı : 6.8/10
Yapım : 2008, ABD
Tür : Aksiyon / Gerilim / Macera
Yönetmen : Paul W.S. Anderson
Senaryo : Paul W.S. Anderson, J.F. Lawton
Oyuncular : Jason Statham, Tyrese Gibson, Ian McShane, Joan Allen, Robin Shou, Max Ryan, Jason Clarke, Natalie Martinez, Robert La Sardo, Janoya Stephens, Ruth Chiang
Yapımcı : Tom Cruise, Paul W.S. Anderson, Jeremy Bolt, Paula Wagner, Roger Corman
Görüntü Yönetmeni : Scott Kevan
Müzik : Paul Haslinger
Dağıtım : UIP Filmcilik
Süre : 1 saat, 45 dk.
Gösterim Tarihi : 17 Ekim 2008

Konusu:Azılı suçlularla tıkabasa dolu bir hapishanenin yöneticileri, cezaevindeki mahkumları birbirleriyle dövüşmeye zorlayarak, bol miktarda para kazanabilecekleri, tüyler ürpertici bir çeşit gladyatör oyunu düzenlemeye karar verirler. Adrenalin yüklü, şiddet arzusuyla yanıp tutuşan mahkumlarsa bir arenaya çıkıp birbirleriyle ölesiye mücadele etmeye dünden hazırdırlar.

Üç şampiyonluk kazanmış otomobil yarışçısı Jensen Ames (Jason Statham), vahşi koşulların hüküm sürdüğü bu dünyada hayatta kalmayı başarma konusunda bir uzman olup çıkmıştır. Eski bir dolandırıcı olan Ames, tam hayatını düzene koyduğunu düşündüğü bir anda işlemediği bir cinayet yüzünden hapse atılmıştır.

Öldürülmesi imkansız olarak kabul edilen mistik sürücü Frankenstein maskesini giymek zorunda bırakılan Ames’ın önüne, Cezaevi’nin despot yöneticisi (Joan Allen) tarafından iki seçenek konulur: Gladyatör oyununa katılırsa özgürlüğüne kavuşabilecek, katılmazsa hücreye kapatılıp orada çürümeye terk edilecektir.

Yüzü metalik bir maskeyle kapatılan Ames üç gün boyunca devam edecek son derece zorlu bir ölüm yarışında hayatta kalmaya çalışır. Bu sürede özgürlüğüne kavuşabilmek için dünyanın en acımasız mahkumlarına karşı ölümüne mücadele etmek zorundadır. Makineli tüfekler, alev makineleri ve el bombası mancınıklarıyla donatılmış bir otomobil kullanan bu çaresiz adam, dünyanın en vahşi sporunu kazanabilmek için önüne çıkan her engeli ve her kişiyi yok etmek zorundadır.






Read rest of entry

Hellboy 2: Altın Ordu Kahraman Geri Dönüyor


imdb puanı : 7.6/10spaTür : Aksiyon / Fantastik / Macera / Savaş
Yönetmen : Guillermo del Toro
Senaryo : Guillermo del Toro, Mike Mignola (Kitap)
Oyuncular : Luke Goss, Doug Jones, Thomas Kretschmann, John Hurt, Ron Perlman, Selma Blair, Jeffrey Tambor, James Dodd, John Alexander, Seth Mcfarlene, Anna Walton
Yapımcı : Lawrence Gordon, Lloyd Levin
Görüntü Yönetmeni : Guillermo Navarro
Müzik : Danny Elfman
Dağıtım : UIP Filmcilik
Süre : 2 saat, 00 dk.
Gösterim Tarihi : 26 Eylül 2008
Konusu:Mike Mignola tarafından yaratılan bir Dark Horse Comics çizgi roman karakteri olan Hellboy, ilk olarak 1993’te San Diego Comic-Con Comics'in 2. sayısında okurlarla buluşan bir cehennem çocuğudur.

Dark Horse Comics tarafından yayımlanan, macera ve korku kurgularının etkisi altında kalmış bir çizgi roman mini dizisinde yer almıştır. Bu dizi, Marvel Comics, DC Comics ya da Image Comics tarafından yayımlanmayan en başarılı çizgi roman dizisi olmuştur.

Bu çizgi romanın beyazperde macerası ise oldukça başarılı şekilde gerçekleşti. Söz konusu yönetmenin “Blade 2” ile kendini kanıtlamış olması da tanıştığımız anti-kahraman’a karşı duracağımız mesafeyi de oldukça kısaltıyordu.

İlk filmden öğrendiklerimizi gözden geçirirsek; Hellboy, henüz bir çocukken okültistler tarafından dünyaya getirilen bir iblistir. Müttefik güçlerce kurtarılır ve Birleşik Devletler Paranormal Araştırma ve Savunma Bürosunca (PASB) büyütülür. Büyüdükçe ortaya çıkan yeni fiziki görünümü tam bir iblis olduğunu gösterir. Aksi olsa da doğuştan sahip olduğu düşünülen kötü niyete sahip olmayan Cehennem Çocuğu PASB’deki diğer yaratıklarla birlikte çalışmaktadır. Dünyanın en iyi Paranormal Dedektifi ünvanı da cabasıdır.

Çizgi Romanda belirtildiği üzere 24 Aralık 1944’te, bir nazi timince dünyaya getirilen Hellboy, Ragnarok adlı proje ve başındaki Gregor Rasputin tarafından cehenneme açılan bir boyut kapısından adeta Amerikalı keşif birliğinde görevli Trevor Bruttenholm’un ellerinde adını ve kimliğini kazanır.

Rasputin’in kurduğu tuzakla, babasının ölümü sonrası olduğu ile olmak istediği kişi arasındaki seçimi yaparak, sağ elindeki cehhenemin anahtarını kullanma seçimini yapar.

Genel olarak ortalama bir film olarak görülen ilk film, çizgi roman üslubunu sonuna kadar kullanan absürtlükleriyle eğlendiren bir filmdi. İlk kez 2004 Mayıs’ında dillendirilen devam filmi düşüncesi da 2006 yılını işaret ediyordu.

2 yıl gecikmeli de olsa, bir üçlemeye dönüşmesi düşünülen serinin ikinci ayağı artık karşımızda. Filmi değerlendirmeden önce Yönetmen Guillermo Del Toro’nun açıklamasına dikkat etmekte fayda var. Bu tür kahramanlık filmlerinin ilk adımlarına mesafeli yaklaşan Del Toro, kahramanı tanıtmak için harcanan 70 dakikaya dem vurmadan edemiyor. İkinci filmde bu tarz zaman kaybı olmadığından daha serbest davranarak yaratıcığını sonuna kadar kullanmış gözüküyor.

Pan’ın Labirenti sonrası hayal gücü konusunda, yarattığı yaratıklar konusunda hayranlık uyandıran Guillermo Del Toro, daha filmin başında bu yeteneğini şova çevireceğini izlerini veriyor adeta.

Film henüz Hellboy’un bulunduğu tarihte çekilen resim ile açılıyor. İlk filme dair bir özete zaman ayırmayacağının da bir belirtisi bu aynı zamanda. Hemen ardından Hellboy’a babasının anlattığı efsaneyi kukla sahnesiyle mükemmelleştiriyor Del Toro. 2004’de Anders Rønnow Klarlund tarafından çekilen “Strings” (İpler) lezzetindeki sahneler eşliğinde filmin yol haritası da çizilmiş oluyor.

Filmde resmedilen Elf, Ogre ve Goblin karakterlerinin başarılı anlatımı da 2011’de Del Toro’nun yönetmenliğinde karşımıza gelecek Hobbit konusundaki şüpheleri bitirmekle kalmıyor, sağlam referanslarla beklentileri de yükseltmiş oluyor.

Mekanik ve yenilmesi mümkün olmayan Altın Ordu’nun yönetilmesini sağlayan taç, üç parçaya bölünüyor. Ordu da kimsenin bilmediği bir yere kapatılıyor. İnsanlardan rahatsız olan, bu rahatsızlığını da haklı sebeplere dayandıran Prens Nuada, insanlıkla girişeceği savaş için bu tacın peşine düşüyor. Bu yolda babası dahil ezmeyeceği kimse yok üstelik.

İlk filmde oluşturulan dokunun üzerine bu andan itibaren yerleşen yeni film, ilk filmden daha da fantastik bir yol çiziyor izleyicisine. Hellboy’un hallerine aşkına odaklanmak bir yana, ekibe katılan yeni karakter Dr. Klauss ile de komedi üslubunu korumayı başarıyor. Dr. Klauss’un ilk filmdeki Rasputin’i andırdığını da ayrıca belirtmek gerekiyor.

Prens Nuada ve ikizi Prenses Nuala ile inandırıcı bir efsane de yaratmış oluyor Del Toro. Kusursuz makyajlar ve başarılı atmosfer ile inandırıcılığı oya işler gibi işliyor tüm film boyunca. Zaten sırdan bir karakterin pek bulunmadığı bu fantastik dünya da gerçeğin ayak izlerini bulmak da pek olası değil.
Özellikle dikkat çeken Diş Perisi sahnesiyle ayakta alkışlanacak bir yaratıcılık mevcut. Temponun en çok yükseldiği ve keyif verdiği sahne de o zaten....
Animasyon üstadı Hayao Miyazaki’nin “Princess Mononokesi’nde gördüğümüz Bitki Tanrısı bu kez kanlı canlı mevcut. Prens Nuada’nın attığı bir tohumun dönüşümü sonrası Bitki Tanrısı ile Hellboy’un mücadelesi de ilk filmdeki gibi Cehennem Çocuğu’nun aklını bir hayli karıştırıyor. Belli ki filmin seriye dönüştüğünde sık sık tekrarlamaktan çekinmeyeceği bir durum bu. Hellboy’un ait dünyaya değil de, insanlara hizmet etmesi ve kendisi gibi olanları, düşman olması gereken insanlık için öldürmesi konusu Hellboy’un sık sık düştüğü ikilem olarak kalacak.

Bitki tanrısı ile Hellboy’un mücadelesine küçük bir tanığımızda mevcut. Kundaktaki bir bebekte Hellboy’ca korunuyor bu mücadelede. Bu sahne de akıllara John Woo’nun kült aksiyonu “Hard Boiled” akıllara geliyor.

Filmin en keyif veren sahnelerinden biri de, ilk filmde çok fazla tanımadığımız dışarıdan gördüğümüz ama bu kez daha iç içe olduğumuz karakter Abe’in de içine düştüğü aşk çıkmazı ile geliyor. Ortak kaderleri etrafında birleşen Abe ve Hellboy sevgililerini düşünerek birlikte “Sensiz Gülemiyorum” şarkısına eşlik ediyorlar.

Elbette öykünün finali eninde sonunda Altın Ordu’nun ortasında, Hellboy ve Prens Nuada arasında noktalanıyor. Ama Altın Ordu’nun bulunduğu yeri bulmak için yardım aldıkları karakter de bir hayli ilginç. Belden aşağısı olmayan karakter’in peşinde girilen geçitte hayli çekişmeli ve tatmin edici bir final yapıyor Cehennem Çocuğu.

İyi bir ilk filmden, ikincisinde ne beklenir sorusuna oldukça hoş yanıtlar veren Guillermo Del Toro, Pan’ın Labirenti sonrasında sinemaya yeni fantastik karakterler, yaratıklar eklemeye devam ederken, ilk filmin dokusunu aynen korumayı da ihmal etmiyor. Ana karakteri dolayısıyla aksiyon sahneleri bekleyen izleyiciyi pek memnun etmeyecek gibi ama ilk filmden memnun ayrılan izleyiciyi bol fantastik karakterli, bolca absürtlük ve tuhaflık arasında yine iyi bir film bekliyor… Darısı üçüncü filmin başına…



Read rest of entry
 

Recommended Product

  • ads
  • ads
  • ads
  • ads
  • ads
  • ads
  • ads
  • ads

Msn nickleri-Şarkı Sözleri-Bedava Mp3-Komik fıkralar-yemek tarifleri-film izle-dizi izle Copyright © 2009 Copyright FULL-EGLENCE!Lo Sponsored by !Lo